Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Türk – İran İlişkileri ve Özsoy Operası

    Türk – İran ilişkileri her dönem gündemdeki yerini korumuştur. Bu ilişkileri kısaca tanımlamak istesek hangi kelimeye ihtiyaç duyarız? Zor, olumsuz, tutarsız vb. Veya bunların her birinden bir parça ile oluşan "sorun yumağı". Ancak, iki ülke arasındaki ilişkiler, Atatürk ve Şah Rıza’nın gayretleri   ile 1934 yılından 1941 yılına kadar en parlak dönemini geçirmiştir. Belki bir çoğumuzun bilmediği “Özsoy Operası“ da bu dostluğu taçlandırmak için hazırlanmıştır. İşte bu yazı, söz konusu tarih kesitinin vurgulanabilmesi için paylaşılmaktadır.    Genel Olarak İran– Türkiye İlişkileri: Türk ve İranî kavimlerinin komşulukları, tarihin çok eski dönemlerine dayanmaktadır. İranlılar doğudaki komşuları olan Türklerin ülkelerini Turan olarak adlandırmış ve onların ülkelerinin Ceyhun Nehri’nin diğer tarafında olduğunu belirtmişlerdir. "Ahamaniş" dönemi İranlılarının Turan adını vermiş oldukları bu ülkenin merkezi Orta Tiyanşan olan;...

Çanakkale'den Mektup Var

  Bir Mektubun Anlatımıyla Çanakkale: Türk ve dünya tarihini önemli ölçüde etkilemiş olan, Çanakkale Savaşlarında şehit düşen sayısız askerimiz vardır. Her birinin öyküsü birer destan olan askerlerimizden biri de, Mustafa Kemal’in komutasındaki 19. Tümen’e bağlı 57. Alay 2. Tabur 6. Bölük ihtiyat zabit namzetlerinden, Konya vilayetinin Niğde sancağı Andirlos (daha sonra Andulus ve Hacı Abdullah) köyünden İbrahim Ethem’dir. İbrahim Ethem’in öyküsü savaştaki başarılarından ziyade; şehadetinden çok kısa bir süre önce Bigalı’dan annesine hitaben yazdığı, askerlik hayatının ilk ve son mektubu ile hayat bulmuştur. Bugün geriye dönüp düşündüğümüzde hayalimizde canlanan Çanakkale Ruhu’nu en görkemli şekliyle ifade ettiği kabul edilen bu mektup, literatüre şehidin yeğeni olan önemli müzik insanı Ethem Ruhi Üngör tarafından kazandırılmıştır. İbrahim Ethem 1913-1914 yıllarında Beyazıt Numune Mektebi muallimi ve Darülfünun Hukuk Mektebi ikinci sınıf öğrencisiyken gönüll...